Üye Girişi:
ENTERTAINBUL RSS ENTERTAINBUL FACEBOOK ENTERTAINBUL TWITTER ENTERTAINBUL FRIENDFEED
BUL

PARTY ANIMAL

Online eğlence destek hattı
EntertainBUL - Party Animal
Eğlenmek istiyorsun. İster evde ister dışarıda... Eğlenmek için akla fikre mi ihtiyacın var? Party Animal'ımız 7/24 emrinize amade, sorularınızı bekliyor!

Portre: Erwin Wurm

Kategori: Yazar

Akbank Sanat, Gisela Winkelhofer’ın küratörlüğünde Avusturyalı heykel sanatçısı Erwin Wurm’un İstanbul’daki ilk solo sergisine 24 Kasım 2009 – 2 Ocak 2010 tarihleri arasında ev sahipliği yaptı. 1981 senesinden beri dünyanın pek çok yerinde solo ve karma sergilerde yer alan sanatçının işleri ilk kez Akbank Sanat’da gerçekleştirilen sergiyle Türk izleyicisiyle buluşmuş oldu. Wurm heykele getirdiği kendine özgü tanım ve heykellerini oluştururken kullandığı malzemelerle ilgili sınır tanımamasıyla dikkat çeken bir sanatçı. Günlük objeler, absürd performanslar, bir dakikalık heykeller ve belki de bir Ferrari Wurm için sanatın içinde konumlanabilecek sıradan öğeler. Her zaman güçlü imajlarla karşımıza çıkan sanatçı anlatımlarının içine mizah unsurlarını akılcı bir incelikle serpiştirmek konusunda adeta bir virtüöz.

1954 Viyana doğumlu olan Wurm geçmiş yıllarda yapılan bir röportajında babasının Avusturya polis teşkilatında çalışan bir dedektif olduğunu ve babasının gözünde sanatçının bir suçlu kadar şüpheli olduğunu söylerken devamında “Mizah bir silahtır” diyerek çağdaş sanat için belki de en önemli dönüştürüm unsuru olan mizahı öne çıkarmaktadır. Çağdaş sanatla ilgili süre gelen anlaşılırlık tartışmaları içerisinde kavramsal anlatımın barındırdığı mizahi ve satirik unsurlar çoklukla çağdaş sanat kritikleri tarafından yadsınmakta ve belki de üzerinde yorum yapılmaya değer görülmemekle beraber Wurm’un sanatında mizahı ustalıkla kullanması sonucunda adeta yerle bir edilmiş bir klasik heykel anlayışının kendine özgü bir anlatım bütünlüğü içerisinde yeniden doğuşuna şahit oluyoruz.

Sanatta mizahı kullanmanın birçok zaman ciddiye alınmamak gibi bir riski olsa da sanatçı gerçeklere her zaman ciddiyetle bakmanın olayları anlamakla aynı şey olmadığını söylüyor. Kimi zaman kavramları biraz daha hafife almak onlarla başa çıkmak için başka bir algı oluşturmaya zemin hazırlayan bir yaklaşım. Toplum – insan kesişiminde oluşagelen varoluşsal sorunlara farklı noktalardan bakılabileceğini söyleyen Wurm’e göre bazen çok ciddi konularla başa çıkabilmek için onları hafife almak gerekli.

Wurm çalışmalarında adeta toplumsal düzenle estetik düzen arasındaki bağa farklı şekillerde bakmamıza yardımcı olmaktadır. Freud’s Rectfication isimli işinde süpürge sopası iki bacağının ortasında ayakları yerden yukarıda duvara dayalı bir kadın formu kullanan sanatçı estetik düzende oldukça takdir toplayan bir tasarım denebilecek Ferrari’yi şişmanlatmış, son derece çekici erkeksi görünümü öne çıkan genç bir adamı takım elbisesinin içinde göğüslerinin üzerine yerleştirdiği portakallarla fotoğraflamıştır. Şık bir yemekte çorba kasesinin içine doğru tükürüğünü uzatan kadın ya da kalabalık bir restoranda masada oturan müşterinin kazağının içine kafasını sokan garson Wurm’un karakterlerinden sadece birkaçı. Birçok zaman günlük objeleri sınırsızca yan yana konumlamaktan çekinmeyen sanatçı bireyle objenin alışa gelmiş konumlanışını yerle bir etmektedir.

Wurm heykeli üç boyutlu bir form olmaktan öteye götürmek ve “zaman” boyutunu katmak suretiyle performatif heykeller yaratmaktadır. Somut formu sınırsız öğelerle yorumlayışı izleyiciyi nesnelerin kavramsal boyuttaki algısına yönelik sorular sormaya iter. Kendisini bildiğimiz anlamıyla değil ama duruşsal olarak bir performans sanatçısı gibi tanımlayan Wurm, alıştığımız performans kavramından ve bildiğimiz enstalasyon algısından farklı olarak yaratılan eserin maddesel boyuttaki sürecinin devamlılığını sorgulamaksızın objeyle birey arasındaki iletişimi sınırsız absürdlükte kombinasyonlamaktadır.

Bu bağlamda sanatçının heykele olan yaklaşımı için hayat boyu devam eden bir araştırma süreci demek mümkündür. Wurm yaratım sürecini ve süreç sonunda ortaya çıkan yapıyı hiçbir tanımlama veya sınırlama içine sokmamasına rağmen anlatımındaki özgünlük ve ifade biçimi izleyicinin sanatçının işlerini ilk görüşte ayırt etmesine yetmektedir.

Her gün gözümüzün önünde duran diş fırçasını kulağa sokup duvara dayanmak ya da bir kalasın kenarında yan yatarak dengede durmaya çalışmak gibi sınırsız yaratıcılıkla dolu performatif işlerini fotoğraflayarak oluşturduğu “One Minute Sculptures” isimli serisi sanatçının en bilinen işleri arasında. 80lerin sonlarında başlayan çalışmanın bilinirliği Red Hot Chilli Peppers’ın Can’t Stop isimli videosuna esin kaynağı olmasıyla da perçinlenmiş. Popüler kültürle barışık olan sanatçı kültürel öğeleri adeta heykellerini şekillendirirken bir araç gibi kullanmakta ve hatta popüler ikonlara işlerinde de yer vermekte. Günümüzün ikonları ve bunların varoluşlarına bağlı gelişen dinamikler Wurm’un sanatındaki inceleme alanları arasında karşımıza çıkıyor. 2009 senesi içerisinde Vogue dergisi için yaptığı kavramsal fotoğraf çalışmasında Claudia Schiffer’ı model olarak kullanan Wurm, Schiffer’ı vücudunun farklı yerlerine yerleştirilmiş nesnelerle birlikte dengede durmaya çalışırken görüntülemişti.

Sanatçı bu bağlamda medyayı, örnekse moda dergileri ve televizyonu da kamusal alan olarak algılamak gerektiğini söylemekte. Kamusal alan, bugüne kadar yürütülen tartışmalarda bireyle otorite arasındaki iletişimin ve bireyin toplum içerisinde konumlanmak istediği yeri simgesel öğelerle kodlama alışkanlığının bir bileşkesi içerisinde anlamlandırıldığından, Wurm’un kamusal alanını yorumlama ve kullanma şekli içinde bulunduğumuz çağ bağlamında oldukça çarpıcı bir vurgu. Sanatçı günlük hayatta kullandığımız objeler ve bu objelere yüklediğimiz kodların yerlerini değiştirerek bireylerin sosyo-psikolojik durumlarına, tüketim alışkanlıkları ve hatta davranış modellerine ilişkin önemli bir duruş sergilemektedir.

Antik çağdan beri devam eden klasik heykel tekniğinde ağırlık merkezinin dengelenmesi, simgesellik, biçimlendirme gibi kavramları Wurm eserlerinde bambaşka şekillerde yorumlanmaktadır. Her ikisinde de yaratım süreci yerçekimine ve fizik kurallarına göre şekillenmekle birlikte Wurm için bütün kurgunun bir dakika içinde yıkılıyor olması önem taşımamaktadır. Sanatçı sanatla teknik arasındaki ilişkiyi sistematize edilmesi gereken bir metot olmaktan öteye taşımakta ve mekansal ya da zamansal sınırlamalara takılıp kalmaksızın heykellerini konumlamak için video ve fotoğraf dahil olmak üzere bir çok mecrayı kullanmaktadır.

Sanatçı kimi zaman işlerini isimlendirirken genellikle günlük hayatta bireyleri nitelemek üzere kullanılan sıfatlara yer vermektedir. Şişman evler, şişman arabalar, bireylerin tüketim alışkanlıkları ve bunların ardında yatan psikolojik süreçlere birer gönderme niteliğindedir. Popüler kültürün ve medyanın aktarımlarıyla beslenen bireyin günlük hayatta objelerle olan iletişimi de sunulanı almak ve bunlara yönelik beğeni, tatmin ve olumlama/olumsuzlama gibi davranışlar geliştirerek şekillenmektedir. Bu anlamda sanatçı hem görmenin araştırılması hem de dil ve sosyal analiz yoluyla bir bakıma toplumsal katmanları incelemektedir.

Wurm çalışmalarında psikolojik süreçlerin yanı sıra bireyin etrafında şekillenen mekanlar ve bireyin bu oluşum içerisindeki rolü ve konumunu da irdelemekte. Viyana Modern Sanat Müzesi’nin tepesine adeta havadan düşmüşçesine ters olarak yerleştirdiği evle sanatçı düzensiz ve aşırı gelişen yığmacı şehircilik hareketine olan tepkisini ortaya koymuştur. Wurm sahip olduğumuz mimari değerlerin gelecek nesillere bırakılması gereken önemli kültürel miraslar olduğunu söylemekte ve çarpık kentleşme ve aşırı büyüme sonucu toplumsal yapının da aynı eksende değişim gösterdiğine vurgu yapmaktadır.


Çağdaş sanatın toplumla, tarihle ve kültürle olan ilişkisini anlamak noktasında Wurm kendine özgü bir yerde duruyor. Sanatı ulaşılmaz ve anlaşılmaz bir kavram olmaktan çıkarıp paylaşılıp toplum temeline ulaşması gerektiğini düşünen Wurm işlerinde çizgi romanlardan, film ve bilimkurgudan esinlendiğini söylemekte. Esin kaynaklarından yaptığı alıntılar yoluyla popüler kültürün yarattığı evrensel dili kullanmak işlerinin daha çok kadar çok kişiye ulaşması anlamında önemli bir araç.

Sanat sergisinin günümüzdeki statüsünün içinde barındırdığı nesnelerle birlikteki evrimini Wurm’un işlerinde gözlemlemek mümkün. Abstraklığın sadece formların belirginsizleştiği noktada değil fakat cisimlerin konumlanış ve algılanış şekillerinin serbestleştiği noktada oluştuğundan hareketle Wurm’un heykellerinin uygarlığa ilişkin durumları gösterirken daha ileriki bir bilince geçiş için de ipuçları verdiğini söylemek gerekir.

(Art Unlimited’in Ocak-Şubat 2010 sayısından)

  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Digg
  • email
  • RSS

Bienale hazırlık: Ayrıntılı Bienal rehberi Hank Jones Trio Chu-Fang Huang Andy Warhol mu soytarı mı?

Etiketler: , , , ,

Yorum yapın

« Geri
Ana Sayfa | INBUL | OUTBUL | Reklam | İletişim Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2010 Entertainbul.com