Yaz rekabeti yine Türkbükü-Alaçatı arasında dönüyor. Sıkılıp Alaçatı’ya ‘göç etmeye’ karar veren bir avuç insanın, götürebileceği bir şey yok. Türkbükü yalnız kalsa da, Bodrum’un boynu bükülmez
Teoman’la şu “erotik klip” meselesini NTV- Gece Gündüz’e, konuşmak üzere buluştuk. Karaköy’deki menajerlik ofisindeydi Teoman. Küçük bir home-studio açmış oraya. Menajeri Funda Sanlıman’ın ofisinin hemen yanında. Epey zayıflamış. Önümüzdeki hafta Londra’ya gidiyormuş. Hem tatil, hem de işle ilgili bazı şeyler yapacak. Bu minik detaylardan sonra sizi Teoman’ın söyledikleriyle baş başa bırakıyorum. Üst başlıklar size yardımcı olacak:)
Duvarlarda sanat, kulüplerde özgürlük, sokaklarda yaratıcı moda dalgaları. Sancılı geçmişini tüm günahıyla sevabıyla kabullenmiş, üzerine ağıtlar yakmış (bakınız: Checkpoint Charlie müzesi), özürler dilenmiş (bakınız: Yahudi mezarlığı) Berlin, ara sokaklarında kol kola gezen tezatlıklardan doğan yaratıcı bir sanat çehresi ve limit tanımayan gece hayatıyla küllerinden doğuyor. Bölünerek çoğalan, çoğaldıkça renklenen heyecan verici, bol şaşırtmalı, hafif yara kabuklu yeni Berlin’in farklı yüzleriyle tanışın.
Geçtiğimiz günlerin en aptalca çıkışı yapanı, en popüler nostaljisi, en acayip olayları…
Anna Karenina’nın ilk satırındaki “Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, mutsuz ailelerin her biri ise kendine göre umutsuzdur” sözü, boşanma haberlerinin neden bizi bu kadar ilgilendirdiğini açıklıyor. Mehmet Ali – Tuğba Erbil davasında aradığımız umutsuzluğu bulunca tatmin olacak mıyız?
Ölenle ölünmez derler ama bu öyle bir kayıp ki moda adına ne kadar üzülsek azdır. Her yeni koleksiyonunu heyecanla beklediğim Alexander McQueen’in ölümü modanın gidişatını değiştirebilecek türden bir kayıptır.
Akbank Sanat, Gisela Winkelhofer’ın küratörlüğünde Avusturyalı heykel sanatçısı Erwin Wurm’un İstanbul’daki ilk solo sergisine 24 Kasım 2009 – 2 Ocak 2010 tarihleri arasında ev sahipliği yaptı. 1981 senesinden beri dünyanın pek çok yerinde solo ve karma sergilerde yer alan sanatçının işleri ilk kez Akbank Sanat’da gerçekleştirilen sergiyle Türk izleyicisiyle buluşmuş oldu. Wurm heykele getirdiği kendine özgü tanım ve heykellerini oluştururken kullandığı malzemelerle ilgili sınır tanımamasıyla dikkat çeken bir sanatçı. Günlük objeler, absürd performanslar, bir dakikalık heykeller ve belki de bir Ferrari Wurm için sanatın içinde konumlanabilecek sıradan öğeler. Her zaman güçlü imajlarla karşımıza çıkan sanatçı anlatımlarının içine mizah unsurlarını akılcı bir incelikle serpiştirmek konusunda adeta bir virtüöz.
5 yılın ardından ilk defa eski arkadaş grubumdaki kızların bir kısmıyla buluştum. Ne yalan söyleyeyim buluşmaya ilk giderken biraz tedirgindim, acaba yeteri konuşabilecek bişey bula bilir miyiz yada rahatsız bi sessizlik olur mu diye?
Uzun süren, deli gibi aşk yaşadığın ilişkinin bitişinin ardından en iyi ilaç yeni ufuklara yelken açmaktır der çoğu ve öyle de yapar. Evet kimi zaman ilaçtır belki, alıştığın ikili oyunda yine bir eş vardır yanında. Sabah uyandığında elinin önceden kurulmuş gibi otomatik olarak telefona gidişinin sonunda arayacağın biri vardır yine.
Perşembe akşamı, özel bir proje için Lütfi Kırdar’daydım. Biliyorsunuz dünyanın en önemli müzik okullarından Berklee Collage of Music, “Burs Turneleri” kapsamında, tarihinde ilk defa Türkiye’ye geldi. Berklee’de burslu okuyan Türk öğrenci Emir Çerman’ın girişimleriyle gerçekleşen bu önemli gelişme sayesinde, profesyonel ekibin belirlediği 30 yetenekli genç müzisyen, Berklee’den çeşitli oranlarda burs alabilecek.